Bilemeden Yuttuğumuz Haplar
Çarşamba 06 Mart 2013 , 13:01 | YAZAN : Sevinjoy

bilmeden-yuttugumuz-haplar-01

Bilemeden Yuttuğumuz Haplar

Joypedia’da ilk paylaşacağım konu hakkında uzun uzun düşündüm ve sonunda üzerinde çok konuşulmayan çok denetlenmeyen etlerdeki antibiyotik kalıntıları hakkında yazmaya karar verdim. Önemli olduğunu ve uzun yıllar içinde ciddi sorunlara yol açabileceği gerçeğinden yola çıkarak birçok kaynağı araştırdım.

Özellikle dünyada üretilen tüm antibiyotiğin %85’inin hayvan yetiştiriciliğinde kullanılıyor olması işin ciddiyeti konusunda size de bir fikir verebilir. Pek çok üretici, veteriner hekim reçetesine gerek olmadan bu antibiyotiklere rahatça ulaşıp kullanmaktadır. Yani hiç hasta olmadığımız halde beslenme yoluyla farkına bile varmadan birçok antibiyotik vücudumuza girmektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de besicilikte yüksek verim amacıyla yaygın olarak antibiyotik kullanılıyor. Aslında sadece tedavi amaçlı antibiyotik kullanımında, vücuttan atılma süresince elde edilen ürünün imha edilmesi koşulu ile sorun yok. Ancak hayvansal ürünlerde hastalıktan koruma ve hızlı büyüme amacıyla yemlere ve suya katılan antibiyotik düşük dozlarda da olsa insana geçerek sağlığımızı tehdit ediyor. Özellikle endüstriyel tavuk üretiminde kapalı ve dar alanda 40 günde kesime hazırlanan hayvanlar antibiyotikli yemlerle beslenerek kısa sürede hastalanmadan yetiştirilmekte. Bizler için riskli ama üretici için sigorta anlamındaki bu uygulama ne yazık ki et, süt, yumurta, bal, yoğurt, tereyağı, dondurma, çiftlik balığı vs. olarak sofralarımıza yansımakta.

bilmeden-yuttugumuz-haplar-02Peki düşük dozlarda da olsa hayvansal ürünler ile vücudumuza giren antibiyotikler nelere neden olur?

Öncelikle antibiyotik kalıntısına sahip ürün kullanımı ince bağırsaktaki yararlı bakterilerin baskı altına alınmasına ve azalmasına neden olur. Bağırsaklarımızda 100 trilyon kadar bakteri vardır ve sağlıklı bir florada yararlı popülasyon çoğunluktadır. Yararlı bakteriler besin eminimi ve bazı mineral ve vitaminlerden yararlanımı arttırır. Zararlı bakteriler ise çeşitli toksinler üreterek hastalık oluşturur. Yani barsak florasındaki pozitif dengenin bozulması genel sağlığı olumsuz  etkiler.

İkincil büyük tehlike ise, hayvanlarda da insanlarda da aynı etken maddeleri içeren antibiyotikler kullanılmaktadır. Beslenme yoluyla az miktarda alınan bu antibiyotiğe vücuttaki bakteriler direnç geliştirip tanır. Dolayısı ile hasta olduğumuzda aldığımız antibiyotikler tedavi sağlamaz ve hastalıkla daha uzun süre mücadele ederiz. Sonuç olarak bağışıklık sistemi zayıflar.

Ayrıca hayvanda kalan antibiyotik kalıntısı gıdalarda hastalık yapan (patojen) bakterilerin de direncini arttırabileceğinden işleme sırasında patojenlerin yok edilmesini güçleştirmektedir. Bu da antibiyotik kalıntısı ile birlikte hastalık yapan mikroorganizmaları da alabileceğimiz riski anlamına gelir.

bilmeden-yuttugumuz-haplar-03Yüksek miktarda hayvansal ürün tüketimi alerji, hamilelerde düşük veya fetüsde gelişim bozukluğu, hormonal bozukluklara neden olabilir.

Aldığımız bir üründeki antibiyotik miktarını ölçemeyeceğimize göre nasıl önlemler alabiliriz?

Öncelikle hayvansal ürün tüketimini sınırlamalıyız ve mümkünse organik olanları tercih etmeliyiz.2006 yılından bu yana organik ürünlerde antibiyotik ve hormon kullanımı yasaklanmıştır. Balık eti (çiftik üretimi değil) etteki ilk tercih olabilir. Kırmızı etler üretim kaynağı bilinen yerli üreticilerin ürünlerini satan kasaplardan alınmalı. Beyaz ette hindi eti bir seçenek. Hindiler tavuklar gibi dar alanlarda kısa sürede yetiştirilemiyor. Dolayısı ile antibiyotik kullanımı olmadan veya minimum seviyede verilerek, ve serbest dolaşarak yetiştiriliyor. Ayrıca çiğ ve pişmiş sebzelerin tüketimine ağırlık vermeliyiz.

Bağırsak florasındaki iyi bakteri sayısını arttırmakta probiyotik (canlı organizmalar), prebiyotik (sindirilemeyen gıda parçaları) veya ikisinin birleşiminden oluşan simbiyotiklerden faydalanabiliriz. Probiyotik ürünler yoğurt, kefir, turşu, tarhanadır. Prebiyotik kaynaklar ise soğan, sarımsak, muz, yerelması, tam tahıl, sebzeler ve kurubaklagillerdir. Ayrıca piyasada toz, kapsül, gıda içine eklenmiş formlarda da bu ürünlere ulaşabiliriz.

bilmeden-yuttugumuz-haplar-04  bilmeden-yuttugumuz-haplar-05   bilmeden-yuttugumuz-haplar-06

Bir başka yazımda daha geniş bir şekilde probiyotikler hakkında bilgi paylaşmaya çalışacağım.

 

Kaynak:

1. Booth, N.H (1988) Drug and Chemical Residues in the Edible Tissues of Animals. (Veterinary pharmacology and Therapeutics) 6th  Edition.

2. Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği. 29.12.2011 tarih ve 28157 Resmi Gazete.

3. Prof. Dr. Ender Yarsan. Hayvansal Gıdalarda Kalıntı Sorunu.

4. Gıda Değeri Olan Hayvanlarda Antibiyotik Kullanımı ve Muhtemel Kalıntı Riski. Artun Yıbar, Ece Soyutemiz.

5. Hayvansal Gıdalardaki Antibiyotik ve Hormon Kalıntılarının İnsan Sağlığı Üzerine Olası Etkileri ve Yasal Düzenlemeler. Dr. Can    Demir.

Okunma 793 defa
Leave Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

clear formSubmit

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.